
Ulu Cami'nin şadırvanından Emir Sultan'ın huzuruna, tarihin ve huzurun iç içe geçtiği bir rota.
Evliya Çelebi'nin 'Bursa'nın Ayasofya'sıdır' dediği Ulu Cami, içeri girdiğiniz an sizi atmosferiyle çarpar. Ortasındaki o büyük şadırvanın su sesi, insanı dünyadan koparır. İçerideki hat levhaları, sanki bir açık hava müzesi gibidir; her biri ayrı bir mesaj verir. Kabe'nin kapı örtüsünün burada sergilenmesi de ayrı bir manevi bağdır. Burada kılınan bir namazın tadı, edilen bir duanın huzuru başkadır. Cami değil, adeta taştan bir dua kitabıdır burası.
Bursa'nın manevi muhafızlarından Emir Sultan Hazretleri'nin türbesi, şehrin en yüksek tepelerinden birinde, servilerin arasında yer alır. Buraya çıkarken o dik yokuşlar nefesinizi kesebilir ama tepeye vardığınızda gördüğünüz manzara ve hissettiğiniz huzur buna değer. Hemen aşağıda ise çinileriyle meşhur Yeşil Türbe ve Yeşil Cami, sanatın ve inancın zirvesidir. Bu mekanlarda Osmanlı'nın hem sanata hem de maneviyata verdiği önemi iliklerinizde hissedersiniz.
Bursa'ya gelip de İskender yemeden dönmek olmaz. Ama herhangi bir yerde değil; tarihi mavi dükkanda veya eski ahşap konaklarda hizmet veren o köklü restoranlarda. Tabağın altına döşenen pideler, üzerine gelen incecik döner, domates sosu ve masada dökülen o 'cızz' diye ses çıkaran tereyağı... Yanında şıra ile birlikte bu lezzet, bir yemekten öte bir ritüeldir. Helal kesim etin en lezzetli hali, Bursa'da sanata dönüşmüştür.
"Bazı şehirler vardır, sokaklarında yürürken sanki arkanızdan biri size dua ediyormuş gibi hissedersiniz. Bursa işte tam da böyle bir yer. Sırtını Uludağ'ın heybetine yaslamış, yüzünü tarihe dönmüş, her köşesinde bir evliyanın nefesi olan 'Ulu Şehir'. Burada zaman İstanbul'daki gibi koşmaz, adeta bir derviş gibi ağır ağır, tefekkürle yürür. Hazırsanız, hem gözünüzü hem gönlünüzü doyuracak bir yolculuğa çıkıyoruz."
Bursa gezisi, sadece turistik bir faaliyet değil, ruhsal bir arınmadır. Ulu Cami'de vav harfinin önünde dua etmek, Tophane'den şehre bakıp Osman Gazi'ye selam vermek, İnkaya Çınarı'nın gölgesinde çay içmek... Bunlar insana 'köklerini' hatırlatır. Helal yemek konusunda Türkiye'nin belki de en rahat şehri olan Bursa'da, damağınız şenlenirken ruhunuz da huzur bulacak. Dönüşte yanınıza kestane şekeri almayı unutmayın ama asıl hediyeniz, kalbinizde hissettiğiniz o hafiflik olacak.